Eski Defterler
Bu hafta kafadan izinliydim. Günlerden Pazardı, hâlâ Ömer'den günün kimde olduğuna dair bir haber almamıştım. O arada kendi meşguliyetimden dolayı sormayı aklıma bile getirmemiştim. Sonra Merve geldi. "Ben Yağmur'un altınını geç hazırladım diyordum ama bu hafta kimsede ses seda yok" dedi ve ekledi: "acaba bu hafta gün yok da Ömer beni mi kekledi?"
Sanırsam bir tek benim haberim olmamıştı, Ömer İstanbul'a gitmişti, ben meşguldüm, diğerleri de biraz geç kalmışlardı felan fistan... Sonuçta Ömer ve Yağmur'la olan görüşmelerimizde benim habersiz olduğum ve yazı -pardon- altın işini biraz erteleyebileceğim söylendi. Yanlış anlaşılmışsa özür diler, kafama sıkar giderim icabında ama bu proje ve birkaç sınav beni yordu bu hafta... Kısaca kendi kendime bu kafa iznini uygun gördüm.
Neyse, geçen günümüz Yağmur'daydı...
Yağmur, origamileriyle blog dünyasında boy göstermeye başlamış, daha sonra kişisel blog çalışmasına da el atarak yelpazesini genişletmiş dinamik blogcularımızdan biri. Vaktiyle Ömer, sanki ben Yağmur'un blogunun tanıtımını yapablecekmişim gibi benden "şu arkadaşın blogunu bi' tanıtsan nası olur?" gibi bir istek istemişti de ben de "tabii, neden olmasın?" gibi bir cevap vermiştim. Sadece blogumda onun bloguna bir bağlantı vermekten daha fazla neler yapabilirdim bilemiyorum.
Daha sonraları Yağmur, blogunda programcılığa da el atacağından falan bahsetmişti, fakat hangi programlama dilini öğreneceğine tam karar verememiş ve kara kara düşünmekteydi. O da benim uzmanlık(!) alanım ya, hemen konuyla alakalı olarak o zamanki Sayfacıbaşı.com sitesinde bir yazı yazmıştım: Hangi programlama dilini öğrensem? Hangisinden başlasam? Şimdi konuyla alakalı olan bağlantıyı veremiyorum çünkü Sayfacıbaşı.com sitesinin makus talihinin bir tecellesi olsa gerek, hostingimiz çalışmıyor ve dolayısıyla sizi o müthiş yazımla başbaşa bırakamıyorum 
İlginçtir ki sayfacıbaşı.com o yazıdan sonra günde 50 ziyaretçi daha almaya başladı. Limk.com'da falan çıktı. Hasılı, varsa bir şöhretim, bunu Yağmur'a borçluyum diyebilirim. 
O sıralar bir de tişörtten bahsetmişti bir yazısında. O tişörtü çok beğenmeme rağmen alışveriş gibi bir mevzuyla çok yakından alakalı olmadığım için olsa gerek, o zaman almaya çalışmamıştım, sonra da unuttum. Şimdi aklıma geldi ama bu sefer alabilir miyim bilemiyorum.
Yağmur'la bu şekilde bir tanışma-kaynaşma ortamımız oldu. Bilen bilir, ben çok blog okumayı sevmem. Kendisi de kusuruma bakmasın, çok iyi bir takipçisi olamadım pek. Ama ara ara cidden bakıyorum böyle, sanatla alakalı her telden yazabilen ender kişilerden. Kâh tiyatro, kâh sergi, kâh sinema, müzik, resim... Süper sanatsal yani! Origamisinin de ayrı bir yeri var.
Şimdi de Egzel 2003'e el atmış (Microsoft Office 2003 Excel, evet doğru bildik). Güzel de bir hedır yapmış (header... Türkçesi yok mu bunun?!) ellerine sağlık. Excel'de ciddi işler çevirecek olan kişilere de yaralı olacaktır eminim. Bana mı? Yok canım, ne işim var egzelle falan... 
Bugün aklıma geldi bu da; Yağmur cidden iyi bir müzikal blogcu. Ben de popüler müziğe aşina bile değilim. Yine yakından tanıyanlar metalci ruhumdan haberdardırlar. Bilmeyenler de her an öğrenebilirler. O yüzden, aynen vizyon filmleri izlemediğim gibi, popüler şarkıları da dinlemem. Ama bazen Turkblog.info'ya pop ya da çok dinlenen parçalardan koymak istiyorum. Ama o tip müzikleri de takip etmediğimden bilmiyorum. Dolayısıyla bir kaynağa ihtiyacım oluyor. Bundan sonra bu sorunumu da Yağmur'un blogu sayesinde çözebilirim.
Yağmur bana karşı ne kadar da yardımsever değil mi, kendisi bunun farkında olmasa da... 




Son yorumlar
1 saat 25 dakika önce
1 gün 2 saat önce
1 gün 7 saat önce
2 gün 3 saat önce
3 gün 10 saat önce
3 gün 16 saat önce
4 gün 8 saat önce
4 gün 8 saat önce
4 gün 13 saat önce
5 gün 5 saat önce