"Mim" kelimesi hakkında polenüğe girmeyeceğim, zira mim başka bir şey.
En son Aslı'ya gitmiştik güne. Dedi ki, beni bu garip "mim" ucubesiyle baş başa bırakmış. Hemen cevaplıyorum;
1. Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Blogger kayıtlarına göre 22 Şubat 2004'te laf olsun diye başladım. İşte o yazı!
2. Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Aslında bu iki uçta gelgitler yaşıyorum. Bazen bir üslubum olsun hep onu devam ettireyim diyorum. Bazen de "ne bu resmiyet, kalıplara takılmışlık! yeter be!" diyorum ve bundan vazgeçiyorum. İki taraflı diyebiliriz belki. Emin değilim...
3. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Evet zamandan feragat ediyorum. Nomal şartlarda bazı günlerim zaten bilgisayar başında geçiyor ve ne bulduysam, ne gördüysem onu buraya ekliyorum. Çok hoş olmuyor ama yine de özel bir feragat etme durumu varmış gibi hissetmiyorum.
4. Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
O kadar popüler olduğumu sanmıyorum. Yani zorunluluk derken biri benden bir yazı mı bekliyor? Ya da böyle bir taahhütname mi imzaladım? Hayır. Öyleyse çok büyük bir okur kitlem olmalı ki bir zorunluluktan bahsedelim. Öyle bir okuyucu kitlem yok şu anda. Sayıları zilyonları bulan ve akın akın gelen ziyaretçilerim olursa, aynı zamanda da yorum yazarak harbi takipçi olduklarını belli ederlerse, belki böyle bir şeyden söz edebiliriz. Ama şu an öyle bir şey yok. Sadece eğlence var.
5. Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Bazen yol, hedeften daha önemlidir. Ne zaman hedefe ulaşırsan, o zaman yolculuğun keyfi biter. Mesela gitara meraklıydım, çok istiyordum. O zaman bunun hayali beni çok keyiflendiriyordu. Bir gün gitarım oldu ve artık hayali benim için bir şey ifade etmemeye başladı. Evet gitarım olmuştu ama o hayal bitmişti, çünkü hedefe ulaşmıştım. Daha sonra az da olsa çalmayı hayal ettim, onun hayaliyle yaşadım ve bir gün baktım ki zaten gitar çalbiliyorum. Onun da keyfi kalmadı.
Misalden yola çıkarak, blog yazmakta pek çok beklentim vardı, olmuştu. Örneğin bakınız bir üstteki cevap. Bir gün olur da zilyonlarca kişiden oluşan bir kitleye hitap etmeyi başarırsam ve başka bir beklentim ya da hayalim kalmazsa bırakırım. Ya da bu hayalimden de vazgeçersem o gün bırakabilirim. Bazı hayallerimi zaten gerçekleştirdim ve bazılarını da kaybettim. Şu an blogla alakalı çok hayalim yok. Başka projelere bakıyorum. Arada da experimental olarak blogu kullanıyorum. Yakın bir gelecekte blogla alakalı başka hayallere ya da projelere yelken açmazsam, o gün blog bitmiştir zaten.
"Mim"i MCS'ye yolluyorum. Hörmetler Mustafa abi! Senin "mim"i de bi' ara aradan çıkarıcam söz! 

Yasinnn bizi bırakmaaa:) Şaka bi yana kırmayıp cevap verdiğin iin teşekkürler:)
- cevapla
tatlicadica(aslı) (Misafir) tarafından Cum, 07/12/2007 - 16:16 tarihinde gönderildi.abi saygılar bizden, röprötajımı gerçekleştirdim şükür. başka başka görevlerde buluşmak üzere inşallah
- cevapla
mcsarica (Misafir) tarafından Pzt, 10/12/2007 - 15:03 tarihinde gönderildi.Yeni yorum gönder