www.sansuresansur.org
Ana sayfa

Inside Man



Inside Man

Geçen gün arkadaşlarımdan İrfan'la beraber geyik dolu bir gün geçirelim dedik. İrfan'ın baskı ve ısrarları sonucu iki film izledik. Biri Alvin ve Sincaplar, diğeri ise Inside Man. Bu yazının konusu Inside Man olacak.

Ben bu filmi daha evvelinden de izlemiştim. İlk izlenimim şu oldu: Bu filmde Clive Owen yerine herhangi bir adamı oynatsalardı ekonomik olarak daha yerinde olmaz mıydı? Zira adamın burnundan aşağısında maske var, kafasında şapka var, gözünde de güneş gözlüğü. Neyse, elbette oyunculuk önemli bir iş. Yönetmenin bu işi şansa bırakmaması gerekiyordu, bırakmamış da.

Denzel Washington, Training Day filminden bu yana benim adamım sayılır. Bu filmde Denzel beyimiz, kendine tanınan bu şansı kaçırmayan ve göreve koşan federal ajan... Makam olarak bir üstü tatilde olduğu için görev başına kalır. Clive Owen da bildiğin maskeli haydut. Bir de Jodie Foster var. Bu da olsa olsa uzlaşmacı olarak nitelendirilebilir. Bu arada polis memurunu oynayan Willem Defoe'yu da unutmamak lazım.

Şimdi film hakkında bazı noktaları maddeler halinde sıralamayı daha uygun buldum, o yüzden paragraf gösterimi burada sora eriyor.


- Haydut bankayı soyuyor ve [spoiler] elini kolunu sallaya sallaya alacağını alıp çıkıyor[/spoiler]. Film bundan ibaret aslında.

- Yazının başında da dediğim gibi, film boyunca iki ya da üç kere Clive Owen'ın yüzünü görüyoruz. Kalan zamanlarda ise maskeli haydut.

- Denzel beyimizin bıyıkları pek bir şeye benzememiş bana göre, ama asıl karizmayı o yapıyor.

- Filmde Hintli biri var, Sih. Başında "türban"ı var. Bunu Türkçeye "sarık" diye çevirmişler. Tebessüm edesim geldi. Bu arada adama kötü muamele yapılıyor ve biz de bunun farkındayız aslında. Filmin can alıcı yönlerinden biri ise film müziği, hem de Hint müziği! Benzer bir şey Araplar veya Müslümanlarla alakalı olsaydı adı irtica olur muydu diye bir an aklımdan geçti. Sadece geçip gitti.

- Cola Turka reklamlarında "Beşiktas meen yor tiim, Beşiktas!" diyen biri vardı. O adamı polis memuru olarak gördükten sonra(zaten bir defa çıkıyor), film boyunca onu düşünmeden edemedik.

- Inside Man'ı Türkçeye nasıl çevirdiler bilmiyorum ama biz "İçerdeki adam" dedik. Birkaç sene evvel arkadaşlarla bir yere gidecektik, gruptan ayrı kalan birkaç kişi olarak mevzuu bahis yere gittik. Bana telefon ettiler, nerdesiniz dediler. Ben de malum yerin adını bilmediğimden "içerdeyiz" demiştim. Yanımdakiler de elinde telefon, "içerdeyiz" diyen birini görünce Matrix'i anımsayıp dalga geçtiler tabii. Ne zaman içeri - dışarı muhabbeti geçse, bu anımı hatırlarım.

- Film o kadar dar bir alanda geçiyor ki, film baya bi' ekonomik olmuş diye düşünmeden edemedim. Demek ki yazının başında söylediğim "Clive Owen yerine başka bir adam olsaydı daha ekonomik olurmuş" sözüne binaen, galiba...

- Düşünsel anlamda da güzel film diye, haydi sonucu açıklıyorum: 10 üzerinden 7 verdim gitti. Hayırlı olsun.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Kullanabileceğiniz HTML kodları: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><b><i>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Textual smileys will be replaced with graphical ones.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi